Online Diyetisyen Desteğinde Beslenme Programı Nasıl Hazırlanır?
Gelişen iletişim teknolojileri sayesinde sağlık ve beslenme danışmanlığı, fiziksel sınırları aşarak bireylerin kendi konfor alanlarında profesyonel destek almalarına olanak tanıyan bir yapıya dönüşmüştür. Online diyetisyen desteğinde beslenme programı hazırlamak, sadece bir liste oluşturup bunu dijital ortamdan göndermek anlamına gelmez; aksine, kişinin tüm yaşam öyküsünü, alışkanlıklarını, çalışma saatlerini ve damak zevkini uzaktan ama bir o kadar da yakından analiz etmeyi gerektiren çok yönlü bir süreci ifade eder. Bireyler, günlük koşuşturmacaları arasında kendilerine vakit ayırmakta zorlandıklarında veya kliniğe gitmek için yol ve bekleme sürelerini planlayamadıklarında çevrimiçi iletişim araçlarının sunduğu bu esneklikten faydalanırlar. Bu modelde, beslenme programının temel taşı olan karşılıklı iletişim, anlık mesajlaşmalar ve görüntülü görüşmeler yoluyla sürekli aktif tutulur. Amaç, kişiyi aç bırakacak veya sosyal hayatından koparacak kısıtlayıcı listeler yazmak değil; evindeki mevcut malzemelerle sağlıklı tabaklar oluşturabilme becerisini kazandırmaktır. Kişinin güncel kan tahlilleri, sağlık durumu ve hedefleri doğrultusunda ilmek ilmek işlenen bu planlama evresi, bireyin yiyeceklerle olan bağını yeniden ve sağlıklı bir zeminde inşa etmeyi hedefler. Evde alınan mezura ölçümleri ve tartı verileri, sürecin gidişatını belirleyen temel yol göstericiler olarak kullanılır. Diyetisyen Şeyma İşlek rehberliğinde şekillenen bu süreçler, ezberlenmiş şablonlardan uzak durularak, herkesin parmak izi gibi birbirinden farklı olan metabolizmasına ve sosyal yaşamına saygı duyularak kurgulanır.
Online Diyetisyen Desteğinde Beslenme Programı Hazırlık Aşaması Nasıl Başlar?
Online diyetisyen desteğinde beslenme programı hazırlık aşaması, danışanın kendisini, bedenini ve hedeflerini uzmanına detaylı bir şekilde tanıttığı kapsamlı bir bilgi toplama formu (anamnez) ve ardından gerçekleştirilen derinlemesine bir ilk görüşme ile başlar. Bu ilk adım, sürecin anayasasını oluşturduğu için büyük bir titizlikle yürütülür. Danışandan, uyku ve uyanıklık saatleri, gün içinde su tüketim miktarı, mesleki hareketliliği, varsa sindirim sistemi şikayetleri (kabızlık, şişkinlik gibi) ve geçmişte uyguladığı diyet deneyimleri hakkında bilgi vermesi istenir. Her insanın metabolizması ve yiyeceklere verdiği tepki farklıdır; bu nedenle bir başkasına uygun olan bir plan, bir diğeri için yorucu olabilir.
Hazırlık aşamasında alınan bu bilgiler, uzman tarafından değerlendirildikten sonra sesli veya görüntülü bir görüşme organize edilir. Bu görüşmede yazılı formun ötesine geçilerek, kişinin duygusal yeme eğilimleri, stresli anlarda hangi gıdalara yöneldiği ve mutfağa ne kadar vakit ayırabildiği gibi yaşamın içinden detaylar sohbet havasında analiz edilir. Ulaşılmak istenen hedefler netleştirilir; bu hedef bazen sağlıklı kilo kaybı, bazen kilo alımı, bazen de sadece dengeli beslenme alışkanlığı kazanmak olabilir. Kişinin beklentileri ile bedenin sağlıklı işleyiş hızı ortak bir paydada buluşturularak, sürdürülebilir bir yolculuğun ilk taslağı oluşturulur.
| Hazırlık Adımı | İçerik ve Kapsam | Programa Yansıması |
|---|---|---|
| Detaylı Bilgi Formu | Yaş, boy, meslek, genel sağlık durumu ve günlük rutinler. | Kişinin bazal metabolizma hızının hesaplanmasına ve kalori ihtiyacının belirlenmesine temel oluşturur. |
| Besin Tercihleri Analizi | Sevilen, sevilmeyen veya alerji duyulan gıdaların listelenmesi. | Menülerin kişiyi zorlamayacak, damak zevkine hitap edecek şekilde kişiselleştirilmesini sağlar. |
| İlk Görüşme ve Hedef Belirleme | Beklentilerin konuşulması, psikolojik yeme alışkanlıklarının analizi. | Gerçekçi ve uygulanabilir bir zaman çizelgesi yaratılarak uyum sürecini kolaylaştırır. |
Kişiye Özel Beslenme Listesi Hangi Kriterlere Göre Oluşturulur?
Kişiye özel beslenme listesi; bireyin günlük harcadığı enerji miktarı, çalışma düzeni, sosyo-kültürel alışkanlıkları ve yiyeceklere ulaşılabilirlik durumu gibi geniş bir yelpazede yer alan çok sayıda kriterin bir araya getirilmesiyle oluşturulur. Şablon veya matbu listeler kısa süreli bir düzen sağlasa da uzun vadede uygulanabilir değildir. Örneğin, gece vardiyasında çalışan bir sağlık personeli ile sabah erken saatte mesaiye başlayan bir ofis çalışanının öğün saatleri veya enerji ihtiyaçları aynı şekilde planlanamaz.
Bununla birlikte, kişinin mutfakta geçirebildiği zaman da listenin içeriğini belirleyen ana unsurlardan biridir. Yoğun tempoda çalışan bir kişi için pratik, taşınabilir (sandviç, soğuk salata, yoğurtlu kuplar gibi) alternatifler hazırlanırken; evde vakit geçiren ve yemek yapmayı seven biri için fırın yemekleri, sebze sotelemeleri veya geleneksel tencere yemekleri menüye dahil edilir. Ekonomik etkenler ve o bölgede kolay bulunabilen mevsimsel ürünler de listenin uygulanabilirliğini artırır. Porsiyon miktarları, kişinin yaş ve fiziksel aktivite düzeyine göre hesaplanarak, vücudun gereksinim duyduğu makro (protein, karbonhidrat, yağ) ve mikro (vitamin, mineral) besin ögelerini orantılı bir şekilde alması sağlanır.
Tıbbi Geçmiş Ve Kan Tahlilleri Diyet Programını Nasıl Şekillendirir?
Tıbbi geçmiş ve güncel kan tahlilleri, beslenme programının sadece kalori hesabından ibaret bir liste olmaktan çıkıp, bedenin hücresel ihtiyaçlarını destekleyen ve organların işleyişini rahatlatan medikal bir plana dönüşmesini sağlayan en önemli kılavuzlardır. Diyetisyenler teşhis koyma yetkisine sahip olmamakla birlikte, bir hekim tarafından istenmiş ve raporlanmış kan değerlerini baz alarak kişinin diyetini bu tabloya uyumlu hale getirirler. İnsan bedeni, içerisindeki değerler dengede olduğunda sağlıklı bir şekilde kilo verir veya alır.
Örneğin, insülin direnci problemi yaşayan bir danışan için hazırlanan menülerde, kan şekerini ani yükseltecek basit karbonhidratlardan kaçınılır; bunun yerine glisemik indeksi düşük, uzun süre tok tutan kompleks karbonhidratlar (karabuğday, yulaf, tam tahıllar) ve bol lifli sebzeler tercih edilir. Demir eksikliği anemisi saptanan bir bireyin listesinde, demir emilimini artırmak amacıyla protein kaynaklarının yanında mutlaka C vitamini içeren gıdalara (limonlu salata, kırmızı biber) yer verilir. Tiroid fonksiyonlarında yavaşlama olan danışanlarda metabolizma hızı düşebileceğinden, porsiyonlar ve iyot/selenyum içeren gıda tercihleri bu durumu destekleyecek şekilde ayarlanır. Tıbbi verilere dayanan bu yaklaşım, uygulanan programın bedeni yormamasını ve genel sağlığı desteklemesini sağlar.
Yaşam Tarzı Ve Meslek Koşulları Beslenme Düzenine Nasıl Adapte Edilir?
Yaşam tarzı ve meslek koşulları, beslenme düzenine adapte edilirken, kişinin hayatını diyete uydurması değil; diyetin kişinin hayatına görünmez ve pratik bir şekilde entegre edilmesi amaçlanır. Günümüzün hareketli yaşamında herkesin günde üç kez mutfağa girip taze yemek pişirme imkanı bulunmayabilir. Çevrimiçi diyet danışmanlığının gücü, bu noktada kişiye özel stratejiler geliştirebilme yeteneğinden gelir.
Sürekli seyahat eden veya toplantıdan toplantıya koşan bir yönetici için restoran menülerinden doğru tercihleri yapabilme becerisi, açık büfelerde hangi yiyecek kombinasyonlarının kan şekerini dengeleyeceğinin öğretilmesi programa dahil edilir. Öğrenci veya sınava hazırlanan gençler için odaklanmayı artıracak Omega-3 ve B vitamini ağırlıklı ara öğünler çalışma masalarına uygun formlarda planlanır. Uzun saatler masa başında çalışan bireylerde hareketsizliğe bağlı gelişebilecek sindirim yavaşlamalarını önlemek için, lif oranı yüksek ve su tutma kapasitesi olan gıdalara ağırlık verilir. Uzman, danışanına dışarıdan yemek siparişi vereceği zamanlarda bile ızgara seçenekleri, bol yeşillikli salatalar veya zeytinyağlıları nasıl seçeceğini anlatarak, sürecin sosyal hayattan kopmadan sürdürülmesine rehberlik eder.
Online Diyet Sürecinde Porsiyon Kontrolü Evde Nasıl Sağlanır?
Online diyet sürecinde porsiyon kontrolü, evdeki mutfak terazisiyle her lokmayı gram gram tartmanın yaratacağı baskıdan uzaklaşılarak; evlerde sık kullanılan standart yemek kaşıkları, su bardakları, kepçeler ve porsiyonlama yeteneğini görsel olarak geliştiren “tabak modeli” tekniğiyle sağlanır. Porsiyonları sürekli tartmak, bir süre sonra beslenmeyi doğal bir eylem olmaktan çıkarıp takıntılı bir duruma dönüştürebilir.
Uzmanlar, danışanlarına tabaklarının görsel oranlarını nasıl kuracaklarını öğretirler. İdeal bir ana öğün tabağının yarısının taze veya fırınlanmış renkli sebzelerle, dörtte birinin kaliteli bir protein kaynağıyla (et, tavuk, balık veya peynir), kalan dörtte birinin ise kompleks karbonhidratlarla (bulgur, tam buğday makarna) doldurulması, dengeli bir porsiyonlamanın en pratik yoludur. “5 yemek kaşığı zeytinyağlı sebze”, “kendi avuç içiniz kadar ızgara et” veya “bir kase çorba” gibi herkesin kolayca anlayabileceği ve göz kararı ayarlayabileceği birimler kullanılır. Zaman içerisinde danışan, kendi doygunluk hissini ve midesinin kapasitesini tanımaya başlar; böylece liste dışına çıktığında veya bir davette bulunduğunda porsiyonlarını kendi içgüdüleriyle sağlıklı bir seviyede tutma becerisi kazanır.
Listelerde Bulunmayan Veya Sevilmeyen Gıdaların Değişimi Nasıl Yapılır?
Listelerde bulunmayan veya kişinin o an canının istemediği gıdaların değişimi, danışana süreç başında sunulan ve aynı besin grubundaki yiyeceklerin birbirinin yerine ne ölçüde geçebileceğini gösteren “değişim tabloları” aracılığıyla esnek bir şekilde yapılır. Sağlıklı beslenme sürdürülebilir olmalıdır ve hiç kimse her gün aynı yiyeceği tüketmek veya sevmediği bir sebzeyi zorla yemek durumunda bırakılmamalıdır.
Örneğin, hazırlanan menüde ara öğün olarak elma bulunuyorsa, ancak danışanın evinde o gün sadece armut veya mandalina varsa, bu meyveler eşit karbonhidrat oranlarına dikkat edilerek kolayca birbiriyle değiştirilebilir. Ana öğünde et tüketmek istenmediğinde, bunun yerine aynı protein değerine sahip yeşil mercimek, nohut veya yumurta gibi alternatifler devreye girer. Değişim mantığını kavramak, kişiye beslenme konusunda büyük bir özgürlük alanı açar. Eğer danışan değişim tablosunu uygularken tereddüt yaşarsa, çevrimiçi sistemin avantajını kullanarak uzmanına anlık bir mesaj gönderip, dolabındaki malzemeleri söyleyerek hızlıca yeni bir öğün planı oluşturulmasını isteyebilir.
| Temel Besin Grubu | Listede Yer Alan Gıda | Kullanılabilecek Sağlıklı Alternatifler |
|---|---|---|
| Karbonhidratlar | 2 Dilim Tam Buğday Ekmeği | 4 Yemek kaşığı bulgur pilavı, 1 kase çorba veya 3 yemek kaşığı yulaf. |
| Protein Kaynakları | 3 Köfte Kadar Kırmızı Et | Eş değer gramajda ızgara tavuk, balık veya 6-7 yemek kaşığı kurubaklagil. |
| Süt ve Ürünleri | 1 Su Bardağı Süt | 1 Kase yoğurt, 1.5 su bardağı ayran veya 1 su bardağı kefir. |
| Sağlıklı Yağlar | 10 Adet Çiğ Badem | 2 Tam ceviz, 10-12 adet fındık veya çeyrek avokado. |
Su Tüketimi Ve Sıvı İhtiyacı Programda Nasıl Düzenlenir?
Su tüketimi ve sıvı ihtiyacı, insan vücudundaki trilyonlarca hücrenin düzenli çalışması, besinlerin dokulara taşınması, metabolizmanın atıklardan arınması ve tokluk hissinin desteklenmesi adına programın en temel bileşeni olarak kişinin kilosu ve günlük hareketliliğine göre özel olarak düzenlenir. Çoğu zaman susuzluk hissi ile açlık hissi beyinde birbirine karıştırılabilir; bu nedenle yeterli su içmeyen bireyler, fiziksel olarak aç olmasalar dahi sürekli bir şeyler yeme eğilimine girebilirler.
Program hazırlanırken danışanın günlük su içme alışkanlığı sorgulanır. Su içmekte zorlanan bireyler için suyun aromalandırılması (detoks suları) önerilir; su sürahisinin içerisine atılacak birkaç dilim limon, çubuk tarçın, taze nane veya çilek dilimleri suyun tadını keyifli hale getirir. Çay, kahve veya hazır meyve suları suyun yerini tutmaz; aksine kafeinli içecekler vücuttan su atılımını (diüretik etki) artırabileceği için tüketildiklerinde ekstra su içilmesi desteklenmelidir. Diyetisyenler, öğün öncesinde içilecek bir bardak suyun mide hacmini rahatlatarak porsiyon kontrolüne yardımcı olacağını hatırlatır ve gün içine yayılan bir sıvı tüketim rutini oluşturulmasına katkı sağlarlar.
Diyetisyen Şeyma İşlek Sürecinde Esneklik Ve Sürdürülebilirlik Nasıl Korunur?
Diyetisyen Şeyma İşlek tarafından yürütülen süreçlerde esneklik ve sürdürülebilirlik, danışana “diyetteyim ve yasaklıyım” psikolojisini yaşatmadan, sağlıklı yiyecekleri lezzetli ve çeşitli tariflerle sunarak, sosyal yaşamdaki davetlere veya kaçamaklara bilinçli dengeleme yöntemleriyle yer açarak korunur. Sürdürülebilirlik, bir beslenme programının ne kadar mükemmel yazıldığından ziyade, kişinin o programı günlük hayatında ne kadar uzun süre benimseyebildiği ile ilgilidir.
Bu yaklaşımda, sevilen gıdaların sağlıklı versiyonlarının mutfakta nasıl hazırlanabileceği öğretilir. Tatlı krizleri için rafine şeker içermeyen, hurma veya muz ile tatlandırılmış ev yapımı tarifler; tuzlu atıştırmalık ihtiyacı için fırınlanmış baharatlı sebze cipsleri önerilir. Diyetisyen Şeyma İşlek, iletişimin gücüne inanarak, danışanların kendilerini rahat ifade etmelerine olanak tanır. Bir öğünde fazla kalori alındığında veya liste dışına çıkıldığında bu durum bir başarısızlık olarak değil, bir sonraki öğünde sebze ve su ağırlıklı beslenerek telafi edilebilecek olağan bir hayat akışı olarak değerlendirilir. Bu destekleyici ve eğitici tavır, kişilerin sağlıklı beslenmeyi geçici bir dönem değil, kalıcı bir yaşam tarzı olarak özümsemelerine yardımcı olur.
Öğün Saatleri Ve Ara Öğünler Hangi İhtiyaçlara Göre Belirlenir?
Öğün saatleri ve ara öğünler, bireyin uyanış saati, mesai saatleri, varsa spor rutinleri ve kan şekeri dengesinin korunması ihtiyacına göre şekillendirilerek, metabolizmanın gün boyu ihtiyaç duyduğu enerjiyi doğru zaman aralıklarında alması sağlanır. Herkesin biyolojik saati aynı şekilde işlemez; sabah çok erken kalkan biri için güne yayılmış daha sık öğünler gerekirken, güne geç başlayan veya aralıklı oruç (intermittent fasting) tarzı bir beslenmeye yatkın olan kişiler için öğün sayıları daha az tutulabilir.
Ara öğünlerin temel amacı, ana öğünler arasındaki uzun açlık sürelerinde kan şekerinde yaşanabilecek ani düşüşleri önleyerek, bir sonraki yemeğe aşırı aç bir şekilde oturulmasını ve porsiyon kontrolünün kaybedilmesini engellemektir. Doğru planlanmış bir ara öğün sadece boş kalori içermez; bir porsiyon meyvenin yanına eklenecek olan süt, yoğurt veya çiğ badem/ceviz gibi bir protein-yağ kaynağı, karbonhidratın kana karışma hızını yavaşlatarak tokluk süresini uzatır. Akşam saatlerinde ise, sindirim sisteminin dinlenmeye geçebilmesi ve uyku kalitesinin artırılması amacıyla öğünlerin yatmadan en az iki ila üç saat önce sonlandırılması planlamanın temel esaslarındandır.
Online Sistemde Motivasyon Düşüklüğü Yaşandığında Nasıl Bir Yol İzlenir?
Online sistemde motivasyon düşüklüğü yaşandığında, sürecin standart, duygusuz bir liste uygulamasından ibaret olmadığı hatırlatılarak, anlık mesajlaşmalar veya planlanan kısa destek görüşmeleri üzerinden danışanın sorunları dinlenir ve mevcut psikolojik veya çevresel zorluklar aşılana kadar programda esnetici, moral verici düzenlemelere gidilir. Kilo verme veya sağlıklı yaşama geçiş süreci, inişleri ve çıkışları olan doğal bir yolculuktur.
İş stresi, uykusuzluk, dönemsel yorgunluklar veya tartıdaki rakamın bir hafta sabit kalması (duraklama dönemi) motivasyonun azalmasına yol açabilir. Bu anlarda danışan, ofisteki uzmanını beklemek zorunda kalmadan hissettiklerini çevrimiçi olarak aktarır. Diyetisyen, tartıdaki rakamların her zaman tek doğruyu söylemediğini, vücuttaki su değişimlerinin veya kas oranındaki artışın da bunu etkileyebileceğini hatırlatır. Dikkati tartıdan uzaklaştırarak, kişinin enerjisindeki artışa, kıyafetlerinin bollaşmasına veya uyku kalitesindeki düzelmeye odaklanması sağlanır. Kendini suçlu hisseden danışana, o gün diyeti bozmuş olmasının tüm süreci sıfırlamadığı anlatılır ve bir sonraki öğüne hafif bir başlangıçla devam edilmesi tavsiye edilerek süreç empati ve güvenle yeniden rayına oturtulur.
Haftalık Kontroller Ve Program Güncellemeleri Nasıl İşler?
Haftalık kontroller ve program güncellemeleri, bedenin aynı beslenme rutinine alışarak metabolizma hızını yavaşlatmasını önlemek amacıyla, danışanın evde aldığı tartı ve mezura ölçümlerini uzmanla paylaşması ve ardından menü içeriklerinin bu geri bildirimler doğrultusunda periyodik olarak yenilenmesiyle işler. İnsan bedeni değişen kalori alımına çok hızlı adapte olma yeteneğine sahiptir.
Eğer haftalarca aynı kahvaltı veya aynı öğle yemeği tüketilirse, hem birey psikolojik olarak sıkılır hem de vücut kilo verme veya alma direncini koruyacak şekilde metabolizmasını yavaşlatır. Bu rutini kırmak için, her hafta belirlenen kontrol gününde karşılıklı durum değerlendirmesi yapılır. “Hangi yiyecekler sizi çabuk acıktırdı?”, “Hangi tarifler uygulanabilir geldi?” gibi sorularla haftanın analizi yapılır. Elde edilen veriler doğrultusunda, bir sonraki haftanın programı için protein, karbonhidrat ve yağ oranlarında yer değiştirmeler (örneğin bir hafta Akdeniz tarzı beslenirken, diğer hafta protein ağırlıklı bir düzene geçilmesi) uygulanır. Bu değişimler, süreci monotonluktan uzak tutarken vücudun da sürekli olarak yeni bir denge arayışında kalarak aktif bir şekilde çalışmasına destek olur.
Online Sistemde Sosyal Hayata Uyum Nasıl Planlanır?
Online sistemde sosyal hayata uyum, kişinin diyet listesine sadık kalabilmek adına kendisini eve kapatmasına gerek kalmadan; dışarıda arkadaşlarla yenilecek bir akşam yemeğinin, katılınacak bir düğün davetinin veya çıkılacak bir hafta sonu tatilinin programın içine entegre edilerek dengelenmesi stratejileriyle planlanır. Sağlıklı beslenme sosyal izolasyon anlamına gelmemelidir.
Danışan, hafta sonu dışarıda yemek yiyeceğini bildirdiğinde uzman, o günün diğer öğünlerini buna göre şekillendirir. Örneğin, akşam dışarıda daha yoğun kalorili bir et yemeği veya pizza tüketilecekse; sabah ve öğle öğünlerinin taze sebze, salata ve hafif proteinlerle geçiştirilmesi önerilir. Restoran menülerine bakıldığında doğru seçeneklerin (kızartma yerine ızgara, kremalı soslar yerine zeytinyağlı limonlu salatalar) nasıl bulunacağı konusunda danışana rehberlik edilir. Tatil dönemlerinde ise katı diyetler rafa kaldırılarak, porsiyon kontrolü ve aktif yüzme/yürüyüş gibi egzersizlerle kilonun korunmasına yönelik “koruma modu”na geçilir. Sosyal hayata olan bu uyumlu yaklaşım, kişinin diyeti bir yük olarak değil, yaşam boyu kullanabileceği bir yol gösterici olarak görmesine olanak tanır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Online beslenme programı hazırlamak ne kadar sürer?
Sizden alınan detaylı anamnez (bilgi) formu ve kan tahlillerinin değerlendirilmesinin ardından yapılan ilk görüşmeyle birlikte, size özel programınızın hazırlanıp dijital olarak iletilmesi genellikle 1 ila 2 iş günü içerisinde tamamlanmaktadır.
2. Sevmediğim yemekler listeye eklenir mi?
Hayır, sevmediğiniz veya tüketmekte zorlandığınız gıdalar listeye eklenmez. İlk görüşmede bu yiyecekler belirlenir ve onların vücudunuza sağlayacağı vitamin veya proteini barındıran farklı ve sevdiğiniz alternatifler menülere yerleştirilir.
3. Diyet listem her hafta değişecek mi?
Evet, bedenin tekdüze bir beslenmeye alışıp metabolizmayı yavaşlatmasını önlemek ve süreci sizin için daha keyifli hale getirmek amacıyla listeler, haftalık değerlendirmeler sonucunda düzenli olarak güncellenmektedir.
4. Kan tahlili yaptırmadan programa başlanabilir mi?
Mevcut sağlık durumunuzu ve gizli seyredebilen vitamin/mineral eksikliklerinizi görebilmek adına son altı ay içinde yapılmış kan tahlilleri önerilir. Ancak tahlil imkanı olmayan durumlarda, genel sağlık beyanınıza göre dikkatli bir başlangıç yapılabilir.
5. Evdeki yemekleri ailemle birlikte yiyebilir miyim?
Hazırlanan programlar ailenizden ayrı yemekler yapmanızı gerektirmez. Evde pişen sağlıklı tencere yemeklerinin, çorbaların veya ızgaraların porsiyonları sizin metabolizmanıza uygun şekilde ayarlanır.
6. Listemdeki bir öğünü atlarsam ne yapmalıyım?
Bir öğünü atladığınızda açlığınızı bastırmak için bir sonraki öğünde aşırı porsiyon tüketiminden kaçınmalısınız. Atlanan öğünün telafisi olarak hafif bir ara öğün (meyve/kuruyemiş) tüketip, diğer ana öğününüze normal porsiyonunuzla devam etmeniz yeterlidir.
7. Tatlı krizleri için listede alternatifler bulunur mu?
Tatlı krizlerini yönetmek için rafine şekerden uzak, hurma, taze/kuru meyveler, yulaf ve kakao ile hazırlanan ev yapımı sağlıklı tatlı tarifleri veya porsiyonu kontrol edilmiş bitter çikolata seçenekleri listenize eklenebilir.
8. Vardiyalı çalışıyorum, öğün saatlerim nasıl ayarlanır?
Sürecin en büyük avantajlarından biri esnekliğidir. Gece veya değişken vardiyalarda çalışan bireyler için öğün saatleri uyanış ve uyku döngülerine göre yeniden düzenlenerek enerji seviyeleri korunur.
9. Dışarıda yemek yemem gerektiğinde programım bozulur mu?
Bozulmaz. Uzmanınızla iletişim kurarak, gideceğiniz restoranın menüsündeki ızgara et/tavuk, zeytinyağlı sebze veya bol yeşillikli salatalar gibi programınıza en uygun alternatifleri nasıl seçeceğinizi öğrenebilirsiniz.
10. Spor yapmayan biri için hazırlanan program farklı mıdır?
Spor yapmayan bireylerin günlük kalori harcamaları (enerji ihtiyacı) spor yapanlara göre daha düşük olduğundan, porsiyonlar ve makro besin dengeleri bu duruma uygun olarak, kilo artışını önleyecek seviyede planlanır.
11. Çevrimiçi görüşmelerde tartım işlemi nasıl gerçekleşir?
Tartım işlemi, her hafta aynı gün, sabah aç karnına, tuvalet ihtiyacı giderildikten sonra ve ince kıyafetlerle evinizdeki tartıda sizin tarafınızdan yapılır. Sonuçlar mezura (bel, kalça vs.) ölçümleriyle birlikte uzmana iletilir.
12. Diyet sırasında özel bir ürün veya çay almam gerekir mi?
Sürdürülebilir beslenmede ticari diyet ürünlerine veya zayıflama çaylarına ihtiyaç duyulmaz. Amaç, manavdan veya marketten kolayca ulaşabileceğiniz doğal ve temiz içerikli besinlerle sağlığınızı desteklemektir.
13. Porsiyonları mutfak terazisiyle tartmak zorunda mıyım?
Mutfak terazisiyle tartmak stres yaratabileceğinden; yemek kaşığı, su bardağı veya “avuç içi kadar” gibi evde rahatça ölçüm yapabileceğiniz pratik, görsel porsiyonlama yöntemleri kullanılır.
14. Su içmekte zorlanıyorum, programa nasıl uyum sağlarım?
Suyu aromalandırmak (limon, nane, çilek vb. eklemek) ve gün içine yayarak yudum yudum içmek bu alışkanlığı kolaylaştırır. Ayrıca sıvı ihtiyacı şekersiz kompostolar, ayran veya yeşil çay gibi seçeneklerle desteklenebilir.
15. Hedefime ulaştıktan sonra beslenme programı biter mi?
Hedeflenen kiloya veya sağlık durumuna ulaşıldığında süreç aniden kesilmez. Elde edilen kilonun kalıcı olması ve vücudun yeni düzene adapte olması için kalori alımının kademeli olarak artırıldığı “Koruma Dönemi” programına geçilir.