Online Diyet Danışmanlığı Sürecinde Hangi Bilgiler Değerlendirilir?
Online diyet danışmanlığı sürecinde değerlendirilen bilgiler, bireyin sadece yaş, boy ve kilo verilerinden ibaret olmayıp; fiziksel, biyolojik, psikolojik ve sosyal yaşam dinamiklerini bir bütün olarak kapsayan oldukça geniş bir veri ağından oluşur. Teknolojinin sağladığı imkanlarla uzakları yakınlaştıran bu modelde, beslenme uzmanı ile danışan arasındaki etkileşim, detaylı bir bilgi formunun doldurulmasıyla başlayarak derinlemesine bir analiz aşamasına geçer. Bu aşamada temel amaç, kişiye uyumlu, uygulanabilir ve sürdürülebilir bir yol haritası çizebilmek adına bedenin iç işleyişine ve dış yaşam koşullarına dair tüm ipuçlarını toplamaktır. Bireyin metabolizma hızı, organ fonksiyonları ve vitamin depoları hakkında bilgi veren güncel kan tahlilleri, sürecin medikal temelini oluşturur. Bunun yanı sıra, kişinin uyku düzeni, su tüketim alışkanlıkları, mesleki aktivite düzeyi ve stres yönetimi becerileri gibi günlük rutini belirleyen unsurlar büyük bir titizlikle incelenir. Mutfaktaki mevcut alışkanlıklar, yemek pişirme yöntemleri, aile ile paylaşılan sofra kültürü ve geçmişte uygulanan beslenme modellerine karşı bedenin verdiği tepkiler, uzman için değerli birer referans noktasıdır. Diyetisyen, alınan bu çok yönlü bilgiler ışığında, bireyi kısıtlayıcı bir kalıba sokmak yerine, onun doğal yaşantısına entegre olabilecek esnek bir beslenme programı kurgular. Hazırlanan program, kişinin sevdiği gıdaları sağlıklı formlarda tüketebilmesine, sosyal ortamlarda doğru seçimler yapabilmesine ve porsiyon kontrolünü içgüdüsel olarak öğrenebilmesine olanak tanır. Görüşmeler esnasında sadece ne yeneceği değil, o yiyeceğin bedene nasıl bir fayda sağlayacağı anlatılarak süreç eğitimsel bir boyuta taşınır. Evde tartı ve mezura kullanılarak periyodik olarak alınan beden ölçümleri, gelişimin izlenmesi ve programın gerektiğinde güncellenmesi için somut veriler sağlar. Duygusal yeme eğilimlerinin, açlık ve tokluk sinyallerinin farkına varılması, bu kapsamlı değerlendirmenin hedefleri arasında yer alır. Toplanan tüm bu bilgiler, kişinin sadece o anki hedefine ulaşmasına değil, hayat boyu koruyabileceği bir beslenme bilinci geliştirmesine hizmet eder. Sürecin her adımında, bireyin kendi bedenini tanıması ve sağlıklı seçimleri bir yaşam tarzı haline getirmesi desteklenir.
| Değerlendirilen Bilgi Kategorisi | Kapsadığı Temel Unsurlar | Programa Yansıması |
|---|---|---|
| Fiziksel ve Metrik Veriler | Yaş, boy, kilo, bel ve kalça çevresi ölçümleri. | Günlük enerji (kalori) ihtiyacının ve bazal metabolizma hızının hesaplanmasını sağlar. |
| Tıbbi Geçmiş ve Kan Tablosu | Kronik rahatsızlıklar, kullanılan ilaçlar, vitamin ve hormon düzeyleri. | Öğün içeriklerinin bedeni yormadan, var olan fizyolojik durumları destekleyecek şekilde uyarlanmasına yardımcı olur. |
| Yaşam Tarzı ve Mesleki Rutinler | Çalışma saatleri, vardiya durumu, fiziksel hareketlilik, uyku kalitesi. | Öğün saatlerinin kişinin günlük akışına uygun ve pratik bir biçimde planlanmasına zemin hazırlar. |
| Besin Tercihleri ve Psikoloji | Gıda alerjileri, sevilen/sevilmeyen besinler, duygusal yeme eğilimleri. | Diyetin kişiselleştirilerek sürdürülebilir kılınmasını ve yiyeceklerle olan bağın iyileştirilmesini destekler. |
Bireyin Yaşam Tarzı ve Günlük Rutinleri Neden İncelenir?
Bireyin yaşam tarzı ve günlük rutinleri, uygulanacak olan beslenme programının kağıt üzerinde kalmayıp gerçek hayata pratik bir şekilde uyarlanabilmesi için incelenir. Her insanın güne başlama saati, evden çıkış zamanı ve yemeklere ayırabildiği süre farklılık gösterir. Sabahları çok erken uyanıp uzun bir yola çıkan kişi ile, evden çalışma (home office) düzenine sahip olup güne daha geç başlayan bir kişinin öğün planlaması aynı olamaz. Rutinlerin analizi, diyetin hayatı zorlaştıran bir unsur olmaktan çıkıp, yaşam akışını destekleyen doğal bir alışkanlığa dönüşmesini amaçlar.
Görüşmelerde kişinin iş temposu derinlemesine konuşulur. Örneğin, gün içinde sürekli toplantılara giren ve yemek yemeye fırsat bulamayan bir danışan için, çekmecesinde saklayabileceği çiğ kuruyemişler, yulaflı atıştırmalıklar veya ofis masasında tüketimi kolay sağlıklı sandviçler planlanabilir. Vardiyalı çalışan bireylerde (sağlık personelleri, güvenlik görevlileri vb.) sirkadiyen ritim (biyolojik saat) farklı çalıştığı için, ana öğünlerin gece saatlerine nasıl kaydırılacağı ve kan şekerinin nasıl dengede tutulacağı bu incelemeler sonucunda şekillenir. Diyetisyen, kişinin günlük rutinlerini öğrenerek ona “zaman bulamıyorum” bahanesini ortadan kaldıracak pratik, hızlı ve besleyici mutfak çözümleri sunar.
Tıbbi Geçmiş ve Kan Tahlilleri Hangi Açıdan Değerlendirilir?
Tıbbi geçmiş ve güncel kan tahlilleri, bedenin iç işleyişine ayna tutarak; metabolizma hızını yavaşlatan olası fizyolojik durumların, vitamin eksikliklerinin veya hormonal düzensizliklerin tespit edilip beslenme yoluyla desteklenebilmesi açısından değerlendirilir. Diyetisyenler bir hastalığa tanı koyma yetkisine sahip değildir, ancak doktor kontrolünde yapılmış olan kan tahlillerini okuyarak, tıbbi sürece uyumlu bir medikal beslenme planı oluştururlar.
Özellikle demir eksikliği, B12 veya D vitamini yetersizliği gibi durumlar, kişinin sürekli halsiz hissetmesine, tatlı krizleri yaşamasına ve iştah mekanizmasının bozulmasına yol açabilir. Eğer danışanın tahlillerinde insülin direnci gözlemleniyorsa, beyaz un veya rafine şeker gibi basit karbonhidratların kullanımı sınırlanır; yerine kan şekerini yatay seviyede tutacak tam tahıllar, lifli sebzeler ve kaliteli proteinler eklenir. Tiroid fonksiyonlarında yavaşlama olan bireyler için metabolizmayı destekleyecek minerallere odaklanılır. Ayrıca kişinin halihazırda kullandığı ilaçlar da göz önünde bulundurulur; çünkü bazı besinler belirli ilaçlarla etkileşime girerek emilimi değiştirebilir. Tıbbi geçmişin detaylı alınması, hazırlanan programın bedeni koruyan güvenilir bir zemine oturmasını sağlar.
Besin Tercihleri ve Alerjiler Süreci Nasıl Şekillendirir?
Besin tercihleri, gıda hassasiyetleri ve alerjiler; kişinin damak zevkine hitap eden, uygularken keyif aldığı ve bedensel bir reaksiyon yaratmayan kişiselleştirilmiş menülerin oluşturulmasını sağlayarak süreci doğrudan şekillendirir. Beslenme danışmanlığının temel kuralı, kişiye sevmediği bir yiyeceği zorla tükettirmemek ve onu sosyal veya fiziksel bir huzursuzluğa itmemektir.
Çölyak hastalığı veya gluten hassasiyeti olan bir birey için menülerdeki buğday ürünleri çıkarılarak, yerine kinoa, karabuğday, pirinç gibi güvenilir karbonhidrat alternatifleri konulur. İnek sütüne karşı intoleransı olan kişilerde kalsiyum ihtiyacı; badem sütü, koyu yeşil yapraklı sebzeler veya tahin gibi diğer doğal kaynaklarla dengelenir. Alerjilerin yanı sıra, kişinin vejetaryen veya vegan beslenme felsefesine sahip olması da listelerin içeriğini tamamen değiştirir. Bitkisel protein kaynaklarının doğru kombinasyonlarla (örneğin kurubaklagil ve tahılın bir arada tüketilmesi) sunulması, vücudun ihtiyaç duyduğu temel amino asitlerin eksiksiz alınmasını sağlar. Sevilen ve sevilmeyen gıdaların dökümü, kişinin diyeti bir eziyet olarak değil, lezzetli bir keşif süreci olarak görmesine büyük ölçüde yardımcı olur.
Su Tüketimi ve Uyku Düzeni Neden Önem Taşır?
Su tüketimi ve uyku düzeni, hücresel yenilenmenin, yağ yakım süreçlerinin ve gün içindeki iştah yönetiminin temel yapıtaşları oldukları için değerlendirme aşamasında büyük önem taşır. Yeterli su içilmediğinde böbrekler ve karaciğer toksinleri uzaklaştırmakta zorlanır, sindirim sistemi yavaşlayarak kabızlık problemleri baş gösterebilir. Çoğu zaman beyin, susuzluk hissini açlık hissi ile karıştırabilir; bu da kişinin aslında susuzken fazladan kalori almasına yol açar.
Uyku düzeni ise hormonal denge üzerinde doğrudan söz sahibidir. Kaliteli ve yeterli süre uyunmadığında, vücutta tokluk sinyali veren leptin hormonu azalırken, iştahı tetikleyen ghrelin hormonu artış gösterir. Aynı zamanda stres hormonu olan kortizol seviyelerindeki yükselme, özellikle bel çevresinde yağlanmaya zemin hazırlar. Görüşmeler sırasında diyetisyen, kişinin gece kaçta uyuduğunu ve sabah nasıl uyandığını sorgular. Uykuya dalmakta zorlanan danışanlar için akşam öğünlerinin daha hafif tutulması, sindirimi rahatlatan magnezyum içerikli gıdalar ve bitki çayları önerilmesi sürece entegre edilen destekleyici yaklaşımlardandır. Su ve uyku kalitesi iyileştirilmeden, sadece yiyecek porsiyonlarını ayarlamak kalıcı bir başarı için yeterli olmamaktadır.
Uyku ve Suyun Metabolizmaya Etkileri:
- Hormonal Denge: Düzenli uyku, iştahı kontrol eden leptin ve ghrelin hormonlarının sağlıklı çalışmasını sağlar.
- Hücresel Arınma: Yeterli su tüketimi, metabolik atıkların vücuttan uzaklaştırılmasını kolaylaştırır.
- Kan Şekeri Regülasyonu: Susuz kalan bedende kan şekeri dalgalanmaları ve tatlı krizleri daha sık yaşanabilir.
- Sindirim Sağlığı: Su, lifli gıdalarla birleşerek bağırsak hareketlerini düzenler ve şişkinliği azaltır.
Fiziksel Aktivite ve Egzersiz Durumu Nasıl Analiz Edilir?
Fiziksel aktivite ve egzersiz durumu, bireyin gün içerisinde harcadığı toplam enerjiyi belirlemek ve beslenme programındaki makro ögeleri (karbonhidrat, protein, yağ) bu enerji ihtiyacına göre dengelemek amacıyla analiz edilir. Masabaşı bir işte çalışan, günün büyük bölümünü oturarak geçiren bir kişi ile düzenli olarak spor salonuna giden veya fiziksel efor gerektiren bir meslekte çalışan kişinin kalori harcaması arasında belirgin farklılıklar bulunur.
Görüşmede kişinin günlük adım sayısı, yürüyüş yapıp yapmadığı veya ilgilendiği belirli bir spor dalı olup olmadığı konuşulur. Eğer kişi düzenli egzersiz yapıyorsa, kas kütlesinin korunması ve antrenman sonrasında toparlanmanın (recovery) desteklenmesi için öğünlere kaliteli proteinler ve kompleks karbonhidratlar eklenir. Egzersiz öncesi ve sonrasındaki ara öğün planlamaları, sporun verimini artıran önemli faktörlerdir. Fiziksel aktiviteye hiç vakit ayıramadığını belirten danışanlara ise, gün içindeki rutin hareketliliği artırmanın pratik yolları (NEAT – Egzersiz Dışı Aktivite Termojenezi) anlatılır. Asansör yerine merdiven kullanmak, kısa mesafeleri yürümek veya ev işleri sırasında hareketli kalmak, enerji açığı yaratmaya yardımcı olan uygulanabilir tavsiyeler arasında yer alır.
Stres Yönetimi ve Duygusal Yeme Eğilimleri Nasıl Tespit Edilir?
Stres yönetimi ve duygusal yeme eğilimleri; kişinin aç olmadığı halde buzdolabına yöneldiği anların, tatlı veya tuzlu krizlerinin günün hangi saatlerinde ortaya çıktığının karşılıklı güven ortamında konuşulmasıyla tespit edilir. Yemek yemek, biyolojik bir ihtiyaç olmasının yanı sıra, psikolojik bir rahatlama aracı olarak da kullanılabilmektedir. Can sıkıntısı, yoğun iş stresi, üzüntü veya bazen aşırı sevinç gibi duygu durumları, kişiyi kontrolsüz bir şekilde atıştırmaya itebilir.
Bu eğilimler tespit edilirken diyetisyen, yargılayıcı bir dil kullanmaktan kaçınarak kişinin hislerine odaklanır. “Tatlı isteği geldiğinde öncesinde ne yaşadınız?”, “Akşamları televizyon karşısında yemek yeme ihtiyacı hissediyor musunuz?” gibi sorularla duygusal yeme haritası çıkarılır. Bu kriz anlarını yönetmek için yasaklar koymak yerine, farkındalık yaratıcı stratejiler geliştirilir. Stres anlarında kişinin odağını değiştirecek eylemlere yönelmesi (su içmek, kısa bir yürüyüş yapmak veya müzik dinlemek) önerilirken; illa bir şey tüketilecekse bunun şekersiz ev yapımı alternatifler, çiğ kuruyemişler veya bitki çaylarıyla nasıl daha hafif atlatılabileceği üzerine konuşulur. Duygusal yeme döngüsünün kırılması, sürdürülebilir beslenmenin en kritik aşamalarından biridir.
Ev Ortamındaki Mutfak Alışkanlıkları Neden Sorgulanır?
Ev ortamındaki mutfak alışkanlıkları; yemeklerin hangi yöntemlerle pişirildiği, alışveriş sepetinde genellikle nelerin yer aldığı ve aile bireyleriyle paylaşılan sofra kültürünün nasıl olduğu gibi konuları içerdiği için, beslenme planının evdeki mevcut düzene entegre edilebilmesi adına detaylıca sorgulanır. Beslenme programları sadece kişinin kendisine ait bir listeymiş gibi görünse de, aslında o kişinin yaşadığı evdeki mutfak pratiğiyle doğrudan etkileşim halindedir.
Örneğin, evde kızartma yönteminin sık kullanıldığı bir ailede, danışana fırınlama, buğulama veya ızgara gibi daha hafif pişirme teknikleri tavsiye edilir. Kullanılan yağın miktarı ve türü (zeytinyağı, tereyağı vb.) değerlendirilir. Aynı evi paylaşan diğer bireylerin yeme alışkanlıkları da süreci etkileyebilir; danışanın kendine ayrı bir tencere yemek pişirmesi gibi yorucu bir rutin yerine, evde pişen sağlıklı sebze veya et yemeklerinin porsiyon miktarlarının nasıl ayarlanabileceği öğretilir. Buzdolabının ve mutfak dolaplarının içeriği gözden geçirilerek, paketli ve yüksek şekerli atıştırmalıkların yerini temiz içerikli, doğal besinlerin alması için alışveriş listesi önerileri paylaşılır.
Çalışma Şartları ve Mesleki Dinamikler Menüleri Nasıl Etkiler?
Çalışma şartları ve mesleki dinamikler; kişinin yemek yeme saatlerini, öğünlerini evden mi götürdüğünü yoksa dışarıdan mı sipariş ettiğini ve gün içindeki molalarını belirlediği için, hazırlanan menülerin içeriğini, taşınabilirliğini ve pratikliğini doğrudan etkiler. Esnek bir beslenme programı, kişinin mesleki zorluklarını hesaba katarak tasarlanmalıdır.
Sürekli seyahat eden veya gün içinde sahada aktif olan bir birey için evde tencere yemeği hazırlamak ve taşımak uygulanabilir olmayabilir. Bu gibi durumlarda, dışarıdaki restoran menülerinden doğru seçimlerin (ızgara seçenekleri, bol yeşillikli salatalar, ayran) nasıl yapılacağı öğretilir. Ofiste masa başında uzun saatler geçiren bir çalışan için ise, çekmecesinde saklayabileceği çiğ fındık, badem, kuru meyveler veya yulaflı atıştırmalıklar ara öğün olarak planlanır. Öğle yemeklerini iş yerindeki yemekhanede yiyen bireyler için menüdeki çorba, ana yemek ve yoğurt kombinasyonları üzerinden porsiyon dengeleme taktikleri geliştirilir. Mesleki dinamiklere uyum sağlayan bir liste, kişinin diyeti bir yük olarak görmesinin önüne geçerek uyum oranını yüksek tutar.
Diyetisyen Şeyma İşlek Tarafından Hedefler Nasıl Belirlenir?
Diyetisyen Şeyma İşlek tarafından ilk görüşmede hedefler belirlenirken; popüler kültürün dayattığı çok hızlı ve sağlıksız kilo kaybı rakamlarına odaklanmak yerine, kişinin iskelet yapısına, metabolik geçmişine ve kendini enerjik hissedeceği ideal sağlık durumuna uygun, gerçekçi ve adım adım ulaşılabilir basamaklar inşa edilir. İletişimin temeline güven ve empati yerleştirilir.
Aşırı düşük kalorili diyetlerle hızlıca verilen kiloların, genellikle kas ve su kaybından ibaret olduğu ve kısa sürede fazlasıyla geri alındığı (yo-yo etkisi) bilinciyle hareket edilir. Diyetisyen Şeyma İşlek, büyük ve uzak bir hedeften ziyade, haftalık ulaşılabilecek küçük hedefler koymayı tercih eder. İlk hafta için hedef sadece su tüketimini artırmak veya akşam yemeği saatini öne çekmek olabilir. Bu küçük başarılar biriktikçe kişinin kendine olan güveni artar. Bireye, sağlıklı beslenmenin geçici bir diyet süreci değil, ömürlük bir öz bakım rutini olduğu anlatılır. Listeler hazırlanırken danışanın sevdiği yiyeceklere sağlıklı porsiyonlar dahilinde yer açılarak, sürecin psikolojik olarak yorucu bir hale dönüşmesinin önüne geçilir.
Ölçüm ve Kilo Takip Verileri Hangi Yöntemlerle Elde Edilir?
Ölçüm ve kilo takip verileri, online danışmanlığın doğası gereği klinik cihazları yerine; danışanın evindeki dijital tartı aracılığıyla sabah aç karnına alınan kilo bilgisi ve mezura (şerit metre) kullanılarak bel, kalça, kol ve bacak gibi bölgelerden alınan santimetre ölçümlerinin uzmana iletilmesi yöntemleriyle elde edilir. Bu iki verinin birlikte değerlendirilmesi, gerçek değişimin anlaşılabilmesi için şarttır.
Sadece tartı üzerindeki rakamlara bakmak bazen yanıltıcı olabilir. Özellikle egzersiz yapmaya başlayan bir bireyde kas kütlesi arttığı için tartıdaki ağırlık değişmeyebilir veya ödem kaynaklı dalgalanmalar yaşanabilir. Ancak mezura ölçümleri ve kıyafetlerdeki bolluk hissi, bedendeki yağ kaybını (incelmeyi) gösteren en şeffaf verilerdir. İlk görüşme sonrasında alınan bu başlangıç ölçümleri sisteme kaydedilir. Takip eden haftalarda, belirlenen aynı gün ve saatte (standartizasyonu sağlamak adına) ölçümlerin tekrarlanması istenir. Elde edilen bu veriler, uygulanan programın vücut üzerindeki etkisini rakamsal olarak ortaya koyarken, bir sonraki haftanın menüsünde yapılacak karbonhidrat, protein dengesi değişiklikleri için de yol gösterici bir kılavuz işlevi görür.
Sıkça Sorulan 15 Soru
1. İlk görüşmeye katılmadan önce hangi bilgileri hazırlamalıyım?
Size iletilen anamnez (bilgi) formunu doldurmanız, son altı ay içinde yapılmış kan tahlilleriniz varsa bunları hazır bulundurmanız ve evdeki tartı/mezura ölçümlerinizi not almanız sürecin verimli başlaması için yeterlidir.
2. Herhangi bir sağlık sorunum varsa online danışmanlık alabilir miyim?
Evet, insülin direnci, tiroid sorunları veya sindirim problemleri gibi tanısı konmuş durumlarda, hekiminizin değerlendirdiği kan tahlilleriniz ışığında, mevcut sağlığınızı destekleyecek medikal beslenme planları yapılmaktadır.
3. Sevmediğim yiyecekleri yemek zorunda mıyım?
Hayır, sevmediğiniz hiçbir yiyeceği tüketmek zorunda değilsiniz. İlk görüşmede sevmediğiniz veya alerjiniz olan gıdalar belirlenir ve menüleriniz sizin damak zevkinize hitap eden alternatif sağlıklı gıdalarla tasarlanır.
4. Çalışma saatlerim sürekli değişiyor, listem buna uyar mı?
Vardiyalı veya esnek saatli çalışan bireyler için öğün saatleri sabit tutulmaz; uyanış ve uyku döngülerinize göre adapte edilebilen, pratik ve taşıması kolay alternatifler içeren listeler hazırlanır.
5. Görüşmeler görüntülü mü yoksa sesli mi yapılıyor?
Tercihinize ve internet bağlantınızın durumuna göre değişmekle birlikte, ilk tanışma ve değerlendirme seanslarının karşılıklı güven bağı kurmak adına görüntülü yapılması sıklıkla tercih edilmektedir.
6. Öğünlerde porsiyonları tartı ile ölçmem istenir mi?
Sizi strese sokmamak adına mutfak terazisi ile gram gram ölçüm yapılması genellikle istenmez. Yemek kaşığı, su bardağı veya “kendi avuç içiniz kadar” gibi evde rahatça uygulayabileceğiniz görsel porsiyon ölçüleri kullanılır.
7. Evde pişen aile yemeklerini diyetime uydurabilir miyim?
Evet, amacımız size ayrı bir yemek yaptırmak değildir. Evde pişen zeytinyağlı, kurubaklagil veya fırın yemeklerinin porsiyon miktarının ve yanındaki yardımcı gıdaların (yoğurt, salata vb.) nasıl ayarlanacağı konuşulur.
8. Su içmekte çok zorlanıyorum, görüşmede buna çözüm bulunur mu?
Su tüketiminizi artırmak için suyu taze meyveler veya nane ile aromalandırma (detoks suları) yöntemleri, içim saatlerini rutine bağlama gibi pratik tavsiyeler görüşme esnasında detaylıca değerlendirilir.
9. Mezura ölçümünü tam olarak vücudun nerelerinden almalıyım?
Genel takip için bel (göbek deliği hizası), kalçanın en geniş noktası, sağ kol ve sağ üst bacak çevrelerinden, mezurayı çok sıkmadan ve yere paralel tutarak ölçüm almanız istenir.
10. Dışarıda çok sık yemek yiyorum, bu süreçte zorlanır mıyım?
Zorlanmazsınız. Dışarıda yediğiniz zamanlarda restoran menülerindeki ızgara et/tavuk, bol yeşillikli salatalar veya sağlıklı alternatifleri nasıl seçeceğiniz konusunda size pratik bir eğitim verilir.
11. İlk görüşmeden sonra listem ne kadar sürede elime ulaşır?
Sizden alınan tüm detaylı yaşam tarzı ve sağlık verilerinin analiz edilip kişiselleştirilmiş programınızın hazırlanması genellikle 1 ila 2 iş günü içerisinde tamamlanarak size dijital olarak iletilmektedir.
12. Egzersiz yapmak programın zorunlu bir parçası mıdır?
Sağlıklı beslenme tek başına sonuç verir ancak egzersiz, kasları korumak ve metabolizmayı hızlandırmak için harika bir destekleyicidir. Spor yapamıyorsanız, gün içindeki adım sayınızı artıracak ufak hedefler belirlenebilir.
13. Tatlı krizlerim çok oluyor, diyet boyunca tatlı yiyemeyecek miyim?
Tatlı ihtiyacınızı sağlıklı yollardan karşılamak mümkündür. Rafine şeker içermeyen, taze/kuru meyveler, yulaf ve kakao ile hazırlanan ev yapımı tarifler veya kontrollü porsiyonlarda bitter çikolata menülerinize eklenebilir.
14. Haftalık takiplerde sadece kilo mu konuşulur?
Hayır, takiplerde sindirim sisteminizin düzeni, enerjiniz, uyku kaliteniz ve haftayı ne kadar uyumlu geçirdiğiniz gibi bütünü kapsayan konular konuşulur. Kilo sadece değerlendirilen verilerden biridir.
15. Programa uyum sağlayamadığım veya kaçamak yaptığım günler olursa ne yapmalıyım?
Böyle günlerde kendinizi suçlamak yerine iletişimde kalmaya devam etmeniz istenir. Dengeleme mantığı devreye sokularak bir sonraki öğünde veya ertesi gün hafif beslenip bol su içerek sürece moral bozmadan devam edilir.